Showing posts with label Mesut yar. Show all posts
Showing posts with label Mesut yar. Show all posts

Tuesday, November 1, 2011

Şefkat Tepe Hakkında Medyada Yazılanlar

İşleri daha zor artık! - 23 Ekim 2011

“Şefkat Tepe” (STV)
ve “Sakarya Fırat” (TRT 1). Güneydoğu’da yaşanan sıcak çatışmaları el yordamıyla da olsa gündeme getiren iki dizi... Kimi zaman inandırıcılığın sınırlarını zorlasalar da bildiğim kadarıyla iki dizinin de bir hayli takipçisi var. Bu yüzden önümüzdeki günlerde işleri biraz daha zor... Malumunuz Türkiye teröre odaklandı.

Bölgede neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Bana göre dizilerin senaristleri belki uzmanlardan da yardım alarak işi sulandırmadan meseleleri doğru aktarırsa kurgu da olsa önemli bir misyonu gerçekleştirmiş sayılacak... Mehmetçik’e moral, düşmana abartısız bir gözdağı vermek iki dizinin de elinde. “Her şey bitti dizilerden mi medet umuyorsun?” diyenler olacaktır... Evet, bu ülkede politikacıların hiç gerçekleştiremediği pek çok ilki diziler yaptı. Medet nereden gelirse gelsin bu yüzden hayırlıdır yani...

Mesut Yar

Sunday, March 6, 2011

Şefkat Tepe İle İlgili Basından Yansıyanlar

Yansın yahu! - 25 Şubat 2011

Şefkat Tepe (STV) dikkatle izlediğim dizilerden biri. Kimi zaman fazla olağanüstü bulduğum hikayesine rağmen bir şekilde akıp gidiyor dizi. Bu tamam... Ama her nedense, hemen tüm bölümlerde Zilan karakterinin ajan olduğunun ortaya çıkması ihtimali karşısında ettiği “Şimdi yandım ben” lafını duymak çok sıkıcı... Ne deşifre oluyor ne de yanıyor Zilan. Ama sürekli bir yanma arzusu içinde. Hani diyorum ki, “çıksın ortaya kimliği de yanacak mı kalacak mı bilelim?”. Yeter yahu ağlaşıp durduğu...

Mesut Yar

Tuesday, February 8, 2011

Şefkat Tepe Hakkında Medyada Çıkan Yazılar

BİR KARIŞIM DİZİSİ DAHA!

Samanyolu TV yeni sezonun dizilerinden Şefkat Tepe’ye de giriş yaptı önceki akşam. Belki daha önce start verilmiş olabilir ama ekranın sağ köşesinde “yeni dizi” yazınca bende ilk bölüm hissini uyandırdı. Neyse... Konu artık bu ekran için çok bildik diyebileceğimiz Güneydoğu meselesi. Anladığım kadarıyla STV izleyicisi bu türden savaş hikayelerine bayılıyor olmalı ki biraz Tek Türkiye, biraz Ölümsüz Kahramanlar karışımı bir diziydi Şefkat Tepe...

Benim takıldığım bu dizilerdeki seslendirmenin hep aynı ağızlar tarafından yapılıyor oluşu. Birkaç dizide birden karakterlere ses veren dublajcılar aynı. Bu yüzden mesela Tek Türkiye’deki abartılı doğu şivesi diğer tüm dizilerde var... Henüz diziye odaklanamadım. Ama ilk bakışta gördüğüm bu kadar ayrıntı bile önümüzdeki bölümlerin ipucunu verdi bana. Hayırlısı olsun...

1 Aralık 2010, Mesut Yar, Posta

Şu diziyi orijinalleştirin...

Şefkat Tepe’de (STV) nedenini anlamadığım bir şekilde karman çorman olma hali devam ediyor. Bir asker/kahramanlık dizisi yapıyorsan elbette kullanacağın temalar sınırlı... Ama aynı kanalın başka dizilerinde de sıklıkla gördüğümüz ses ve figüranları zorla bu diziye de monte etmeye çalışınca ortada “yeni” diyebileceğimiz bir şey kalmıyor... Kendi adıma Şefkat Tepe’yi ne bileyim bir Tek Türkiye’den çok daha samimi buluyorum ama gereksiz benzerlikler bu duygumu hakikaten erozyona uğratıyor... Diziye bir orijinallik getirilmesi arzusundayım. Yoksa daha fazla şefkat gösteremeyeceğim ekranda gördüklerime...

Yok mu başka isim?

Şefkat Tepe’de (STV) iki dil meselesi çözülmüş durumda. Karakterler Türkçe konuşurken aniden Kürtçe konuşmaya başlıyorlar. Hop, alt yazıyı dayıyor yönetmen de... Onu anlamıyorum işte. Meselenin geçtiği yörelerde Türkçe çok konuşulmaz zaten. Hele ki insanların iç sesleri yarı Türkçe yarı Kürtçe filan hiç değildir... Bu kafa karışıklığının nedenini hakikaten merak ediyorum. Bir de isimler konusundaki kısırlık Tek Türkiye’de olduğu gibi yine almış başını gider oldu Şefkat Tepe’de... Kadınların hepsi Berivan olmadı, Asmin; erkeklerin alayı Botan olmadı Şivan. Zengin doğu kültüründe yok mudur başka isimler de, ey anam ey babam?

19 Ocak 2011