Yansın yahu! - 25 Şubat 2011
Şefkat Tepe (STV) dikkatle izlediğim dizilerden biri. Kimi zaman fazla olağanüstü bulduğum hikayesine rağmen bir şekilde akıp gidiyor dizi. Bu tamam... Ama her nedense, hemen tüm bölümlerde Zilan karakterinin ajan olduğunun ortaya çıkması ihtimali karşısında ettiği “Şimdi yandım ben” lafını duymak çok sıkıcı... Ne deşifre oluyor ne de yanıyor Zilan. Ama sürekli bir yanma arzusu içinde. Hani diyorum ki, “çıksın ortaya kimliği de yanacak mı kalacak mı bilelim?”. Yeter yahu ağlaşıp durduğu...
Mesut Yar
Showing posts with label mesut yar samanyolu tv yazıları. Show all posts
Showing posts with label mesut yar samanyolu tv yazıları. Show all posts
Sunday, March 6, 2011
Tuesday, February 8, 2011
Şefkat Tepe Hakkında Medyada Çıkan Yazılar
BİR KARIŞIM DİZİSİ DAHA!
Samanyolu TV yeni sezonun dizilerinden Şefkat Tepe’ye de giriş yaptı önceki akşam. Belki daha önce start verilmiş olabilir ama ekranın sağ köşesinde “yeni dizi” yazınca bende ilk bölüm hissini uyandırdı. Neyse... Konu artık bu ekran için çok bildik diyebileceğimiz Güneydoğu meselesi. Anladığım kadarıyla STV izleyicisi bu türden savaş hikayelerine bayılıyor olmalı ki biraz Tek Türkiye, biraz Ölümsüz Kahramanlar karışımı bir diziydi Şefkat Tepe...
Benim takıldığım bu dizilerdeki seslendirmenin hep aynı ağızlar tarafından yapılıyor oluşu. Birkaç dizide birden karakterlere ses veren dublajcılar aynı. Bu yüzden mesela Tek Türkiye’deki abartılı doğu şivesi diğer tüm dizilerde var... Henüz diziye odaklanamadım. Ama ilk bakışta gördüğüm bu kadar ayrıntı bile önümüzdeki bölümlerin ipucunu verdi bana. Hayırlısı olsun...
1 Aralık 2010, Mesut Yar, Posta
Şu diziyi orijinalleştirin...
Şefkat Tepe’de (STV) nedenini anlamadığım bir şekilde karman çorman olma hali devam ediyor. Bir asker/kahramanlık dizisi yapıyorsan elbette kullanacağın temalar sınırlı... Ama aynı kanalın başka dizilerinde de sıklıkla gördüğümüz ses ve figüranları zorla bu diziye de monte etmeye çalışınca ortada “yeni” diyebileceğimiz bir şey kalmıyor... Kendi adıma Şefkat Tepe’yi ne bileyim bir Tek Türkiye’den çok daha samimi buluyorum ama gereksiz benzerlikler bu duygumu hakikaten erozyona uğratıyor... Diziye bir orijinallik getirilmesi arzusundayım. Yoksa daha fazla şefkat gösteremeyeceğim ekranda gördüklerime...
Yok mu başka isim?
Şefkat Tepe’de (STV) iki dil meselesi çözülmüş durumda. Karakterler Türkçe konuşurken aniden Kürtçe konuşmaya başlıyorlar. Hop, alt yazıyı dayıyor yönetmen de... Onu anlamıyorum işte. Meselenin geçtiği yörelerde Türkçe çok konuşulmaz zaten. Hele ki insanların iç sesleri yarı Türkçe yarı Kürtçe filan hiç değildir... Bu kafa karışıklığının nedenini hakikaten merak ediyorum. Bir de isimler konusundaki kısırlık Tek Türkiye’de olduğu gibi yine almış başını gider oldu Şefkat Tepe’de... Kadınların hepsi Berivan olmadı, Asmin; erkeklerin alayı Botan olmadı Şivan. Zengin doğu kültüründe yok mudur başka isimler de, ey anam ey babam?
19 Ocak 2011
Samanyolu TV yeni sezonun dizilerinden Şefkat Tepe’ye de giriş yaptı önceki akşam. Belki daha önce start verilmiş olabilir ama ekranın sağ köşesinde “yeni dizi” yazınca bende ilk bölüm hissini uyandırdı. Neyse... Konu artık bu ekran için çok bildik diyebileceğimiz Güneydoğu meselesi. Anladığım kadarıyla STV izleyicisi bu türden savaş hikayelerine bayılıyor olmalı ki biraz Tek Türkiye, biraz Ölümsüz Kahramanlar karışımı bir diziydi Şefkat Tepe...
Benim takıldığım bu dizilerdeki seslendirmenin hep aynı ağızlar tarafından yapılıyor oluşu. Birkaç dizide birden karakterlere ses veren dublajcılar aynı. Bu yüzden mesela Tek Türkiye’deki abartılı doğu şivesi diğer tüm dizilerde var... Henüz diziye odaklanamadım. Ama ilk bakışta gördüğüm bu kadar ayrıntı bile önümüzdeki bölümlerin ipucunu verdi bana. Hayırlısı olsun...
1 Aralık 2010, Mesut Yar, Posta
Şu diziyi orijinalleştirin...
Şefkat Tepe’de (STV) nedenini anlamadığım bir şekilde karman çorman olma hali devam ediyor. Bir asker/kahramanlık dizisi yapıyorsan elbette kullanacağın temalar sınırlı... Ama aynı kanalın başka dizilerinde de sıklıkla gördüğümüz ses ve figüranları zorla bu diziye de monte etmeye çalışınca ortada “yeni” diyebileceğimiz bir şey kalmıyor... Kendi adıma Şefkat Tepe’yi ne bileyim bir Tek Türkiye’den çok daha samimi buluyorum ama gereksiz benzerlikler bu duygumu hakikaten erozyona uğratıyor... Diziye bir orijinallik getirilmesi arzusundayım. Yoksa daha fazla şefkat gösteremeyeceğim ekranda gördüklerime...
Yok mu başka isim?
Şefkat Tepe’de (STV) iki dil meselesi çözülmüş durumda. Karakterler Türkçe konuşurken aniden Kürtçe konuşmaya başlıyorlar. Hop, alt yazıyı dayıyor yönetmen de... Onu anlamıyorum işte. Meselenin geçtiği yörelerde Türkçe çok konuşulmaz zaten. Hele ki insanların iç sesleri yarı Türkçe yarı Kürtçe filan hiç değildir... Bu kafa karışıklığının nedenini hakikaten merak ediyorum. Bir de isimler konusundaki kısırlık Tek Türkiye’de olduğu gibi yine almış başını gider oldu Şefkat Tepe’de... Kadınların hepsi Berivan olmadı, Asmin; erkeklerin alayı Botan olmadı Şivan. Zengin doğu kültüründe yok mudur başka isimler de, ey anam ey babam?
19 Ocak 2011
Subscribe to:
Posts (Atom)